10 Maddede Ritchie Blackmore Neden Rock Dünyasında Etkisi En Büyük ve Net Gitaristtir?

Ritchie Blackmore’un hayatını anlatan keyifli belgeseli izledikten sonra bu yazıyı yazmam gerektiğini düşündüm. Uzun yıllara yayılan müzik yolculuğunda benzersiz yeteneği ve karakteri ile ulaştığı saygıdeğer statü yine de hakettiği değeri almadı kanımca. İngilizce dilinde bunu “underrated” yani değeri tam verilmemiş, hakettiği değerin karşılığını bulamamış anlamlarına gelen tek ama çok güçlü bir kelime ile harika bir şekilde ifade ediyorlar.

Rock tarihinin başlangıcını Jimi Hendrix olarak belirlemiştir ekseri çoğunluk. Buna itiraz edecek fazla kişi çıkmaz sanırım. Jimi’nin bu statüsünün yanı sıra kişisel görüşüm odur ki Rock ve  özellikle metal tarihinin dünyada etkisi en büyük ve net gitaristi Ritchie Blackmore’dur. Hatta çağdaş gitar virtüözlüğü Ritchie Blackmore ile başlamıştır desek abartmış olmayız.

Bunları iddia ederken tabii ki nedenlerini sıralamadan geçemeyeceğim:

  1. Eline her elektro gitar alan çocuğun ilk öğrendiği gitar riffi büyük olasılıkla “Smoke On the Water”ın giriş riffi  olacaktır. Basitlikteki mükemmelliği en güzel şekilde ifade eden bu riff bile Blackmore’un riffi yaratmasının üstünden kaç yıl geçerse geçsin nasıl yaygın bir kitleye hitap ettiğini/edeceğini ortaya koymaktadır.
  2. Sürekli yeniliklere yelken açan gitar çalma stiliyle kendini tekrardan uzak durmuş, her yeni projesinde tükenmeyen yaratıcı yönünü ortaya çıkarmıştır. Stilinde değişmeyen tek şey varsa tavizsiz “Rock” duruşudur. Çizgisinden sapmamak adına Deep Purple’ın en şaşalı döneminde bile yolları ayırmaktan geri durmamıştır.
  3. Mistik, çekinilen ve zor bir karakter olma özelliği ile sahnede ve sahne dışında tam anlamıyla bir Rock yıldızıdır. Ortaçağ kültürüne olan saplantılı ilgisi, sevdiği dostlarına yaptığı kaldırılması zor şakalar, sahnede bulunduğu bölgeyi grubun diğer elemanlarına men etmesi, bir dönem Rainbow solistliğini verdiği Graham Bonnet’in kısa saçına takması gibi sayısız ilginçlik onun kişilik olarak da ne denli farklı bir sanatçı olduğunu gösteriyor.
  4. Bir çok öncü Rock sanatçısının aksine uyuşturucu ve alkol problemlerinden uzak durarak yaratıcılığını ve sahne formunu hep üst seviyede ve uzun soluklu tutabilmiştir. Şu an bile ileri yaşına rağmen tarz olarak Orta Çağ müzikleri yaptığı eşi ile müzik yolculuğuna devam etmektedir.
  5. Gitarın sert yönünü de ortaya çıkararak günümüz metal gitaristlerinin öncüsü olmuştur. 1970 tarihli Deep Purple albümü “In Rock”ın giriş şarkısı “Speed King” bile dönemine göre ne kadar sert bir gitarist olduğunu gösteren bir marş niteliğindedir.
  6. Sololarında kullandığı klasik müzik pasajları ile günümüz virtüözleri için yepyeni bir vizyon getirmiştir. Bu yönde evrilen virtüözlüğü yıllar sonra tüm dünya çapında bir seviyeye getiren Yngwie Malmsteen’in gitara başlama sebebi Blackmore’un bir konserin gitmesi ve büyülenmesidir. Nitekim Malmsteen’in hep kullandığı elektro gitar da ustası Blackmore gibi Fender Strat’tır.
  7. Popüler kitlelere ulaşma konusunda da Blackmore farkını göstererek “Since You Been Gone”, “Street of Dreams” ve “All Night Long” gibi hitlere imza atmıştır. Besteci yönünün farkı listelerde de kendi göstermiştir. Bir gitaristin bu kadar tavizsiz bir Rock hatta Hard Rock çizgisinde olup, bu kadar etkisi büyük hit şarkılara imza atması çok rastlanan bir durum değildir.
  8. Deep Purple’ın ilk albümlerinde bile çalış stili dönemin gitaristlerinden çok farklı ve yenilikçi olmuştur. Eric Clapton ve Jimi Page gibi aynı dönemin efsane isimlerden ayrıldığı en önemli noktalardan biri budur. Clapton ve Page Blues kökenlerinin üzerine çok da fazla koymadan ilerlerken Blackmore stilindeki gelişimi gözle görülür, kulakla duyulur şekilde göstermiştir.
  9.  Dönemi için hız ve teknik açısından çok farklı bir noktada olsa da önceliğinin melodi ve güzel besteler olduğunu, soloların gittiği noktaların bile bir anlam ifade etmesi gerektiğini hem performansı hem de söyleşileriyle ortaya koymuştur.
  10. Müzik tarzı, giyim stili, dominant-yüksek egolu yapısı ve mistik kişiliği ile sanatçı kelimesini sözlükte tam karşılığıdır, Clapton-Page Blues ise Blackmore Hard Rock hatta metaldir. Heavy metal’in tam anlamıyla ilk grubu ifade edilen Black Sabbath’ın gitaristi Tommy Iommi bile kanımca Blackmore’dan daha Blues’dur. Buradan Blues’u değersizleştirmeye çalıştığım kesinlikle düşünülmesin, Blues’u yürekten seven bir müzik tutkunu olarak sadece Blackmore’un net farkının altını çizmektir hedefim.

Tüm bunların ışığında en yakışıklı mıdır, en hızlı mıdır, en teknik midir, en duygulara hitap eden midir, en sert midir, en havalı mıdır, en deli midir bilemem ama Rock dünyasında etkisi en büyük ve net gitarist Blackmore’dur diyorum sevgili dostlarım…

 

 

This entry was posted in Blues, Gitar, Müzik, Rock and tagged , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s