Enine Boyuna FIFA13 Kariyer Modu

genc01
Evet yanlış görmüyorsunuz teknoloji devrinde tüplü televizyondan cep telefonuyla screenshot aldım. Genca, Napoli forması ile seyirciyi selamlarken….

Dünyanın en popüler spor dalı futbol, oyun dünyası için de yıllardır en önemli temaların başında geliyor. Bilgisayar oyunlarının yaygınlaştığı seksenlerden bu yana futbol oyunları da milyonlarca oyunseveri peşinden sürüklüyor. İkibinonları yaşadığımız şu günlerde futbol oyunlarının geldiği seviye ise ilk çıktıkları zamandaki duruma göre hayal edemeyeceğimiz bir noktada, çöp adamların kayıp durduğu ekranlardan robot dansı türevi gol sevinçlerinin bile en detaylı haliyle yaşandığı günlere geldiğimiz düşünülürse futbolsever oyuncunun çok keyifli bir dönem geçirdiği rahatlıkla söylenebilir.

Özellikle ikibinlerde iki firma arasında kızışan rekabet futboldaki büyük rekabetler gibi futbol oyunlarını da müthiş bir seviyeye getirdi. Konami’nin PES’i uzun süre tahtını kimseye kaptırmazken, Electronic Arts’ın FIFA’sı son dönem yaptığı ataklarla rekabette tekrar öne çıktı. Kendi adıma oyun oynadığım platform XBOX’ta önceleri PES ile haşırneşirken FIFA 2010 South Africa ile FIFA saflarına geçtim ve hala çok büyük bir keyifle oynuyorum. Dünya Kupası’nın yükleme ekranındaki kaleci ile karşı karşıya çalışma beni küçüklüğüme götürecek bir sahneydi ve o anda doğan FIFA sevgisi her sene dört gözle beklediğim yeni versiyonlarla devam ediyor.

FIFA tamam da, neden Kariyer Modu Genca bey?

XBOX’ta nete bağlanmadan oynamayı tercih ettiğimden öyle çıkayım dünyayı yerle bir edeyim, beş avans onda bitireyim gibi hırslarım yok. Hatta herkesin keyifle oynadığı normal oyun modu beni çok mutlu etmiyor. Bunda klasik oyundaki yeteneksizliğimin payı olmalı mutlaka ama asıl beni çeken her zaman takımın bir parçası olarak mücadele etmek, uzun soluklu serüvenlere çıkmak ve sanki kendim gerçekten futbol oynuyormuş gibi hissetmek. Evet koskoca bir adam olarak bazen sahaya çıkarken hala çocuk gibi heyecanlanıyorum, kaçırdığım gollerden sonra isyan ediyor, yenildiğimiz maçlardan sonra “Önümüzdeki maçlara bakacağız…” moduna giriyorum.

Uzun lafın kısası PES’de de FIFA’da da beni çeken ve ciddi mesai harcamamı sağlayan kariyer modundan başkası değil. Takımla yerel lig olsun, şampiyonlar ligi olsun başarıdan başarıya koşmak, sakatlanınca üzülmek, gol rekorları kırıp, yılın oyuncusu seçilmek gibi unutulmaz anlar oyunların keyfini süreğen kılıyor. Yani ben bir kariyer modu tutkunuyum, mutluyum gururluyum.

FIFA 13 Kariyer Modu Mercek Altında

Bu sonbahar da FIFA zamanı geldi ve çıkar çıkmaz edinip, XBOX’ıma yerleştirdim. Yine golcü forvet olarak hayatımın baharında kariyer serüvenime başladım. Acısıyla tatlısıyla geçen günlerde aklımda hep şurası şöyle olaydı, burası böyle olaydı fikirleri uçuştuğundan sonunda hepsini bir kaleme alayım dedim, umarım ileriki uyarlamalarda bizi daha keyiflendirecek geliştirmeler fazlalaşır.

Analize girmeden oyunu çok sevdiğimin altını bir daha çizmek isterim, şu haliyle bile bana müthiş bir futbol keyfi yaşatıyor sadece takıldığım önceki versiyonlara göre daha çok geliştirme yapılamaz mıydı noktası (İstatistik bilgisini bilmiyorum ama sanırım klasik modda oynayanların ezici üstünlüğü olduğundan kariyere çok da odaklanılmıyor). Yine de oyunu üretenlerin emeklerine saygı ve sevgi yollamadan geçemeyeceğim.

Bir de dip not olarak kariyer modunda forvet oyuncusu olarak oynadığımı hatırlatayım (9 numara büyük aşkımız). Platformun XBOX olduğunu artık biliyorsunuz, oyun seviyesi ise profesyonel ki kanımca en oynanabilecek seviye (tabii oyunu mükemmel ötesi seviyede oynayanlar için basit gelebilir mi orasını bilemiyorum).

OYUN DIŞI DETAYLAR:

Oyun dışı detaylar kariyer modunda klasik moda göre daha büyük önem teşkil ediyor. Zira tek başınıza kariyerinizin peşinde olduğunuzdan istatistikler, hocanın seçimleri ve transfer tercihleri gibi aksiyonlar oyun keyfini çok etkiliyor.

“Morale Unknown” diyor, kasma FIFAcım ben söyleyeyim, moraller dipte, zira sevgili hoca bir süredir kadroya almıyor…

Seni Biz Dün Transfer Ettik, Bugün Satalım

FIFA13 kariyer modunda beni ilk üzen olumsuzluk bir takıma transfer olur olmaz hemen daha sezon başlamadan yeni gittiğim takımın beni satmaya çalışması oldu. Kariyere ilk başladığım ve çocukluk dönemi anılarımda önemli bir yeri olan Nottingham Forest’ın daha sezon başında beni Northampton’a kiralık göndermesine (ki pişmek ve yatırım açısından oyunun başında belki normal karşılanabilir) tamam da izleyen sezonlarda Ajax, Real Madrid gibi takımlara yeni katılmışken hemen “Sana bir transfer teklifi var” mesajlarının uçuşması (hem de bir kez de değil defalarca) kanımca önemli bir oyun hatası ve ileride düzeltilmesi gerekiyor.

Milli maçların birinde oynarsın, birinde oynamazsın arkadaşım!

Bu seneki yenilikler içinde beni en çok sevindiren milli maçların da kariyere katılması oldu, oldu da genelde iki maçlık milli takım katılım dönemlerinde her sefer hocanın birinci maçta oynatıp, ikincisinde oynatmaması ciddi bir hata olarak karşıma çıktı. Formda olayım ya da olmayayım (mesela Norveç maçında iki gol atmama ve sakatlık olmadan maçı tamamlanmama rağmen) iki maçlık periyotta hiç iki maç üstüste kadroda yer alamadım.

İki maçlık standart milli takım arası (özel ya da grup maçları farketmiyor) da zaten anlaşılmaz bir planlama. Zira milli takımlar her zaman bu şekilde maç programı yapmıyorlar. Oyunda özel maçların yoğunlaştığı yaz dönemi boş geçilmiş, buraya maçlar serpiştirilebilirdi.

Milli takımla hiç Dünya Kupası ya da Avrupa Şampiyonası heyecanı yaşayamadığımdan (elemelerden hiç çıkamadık ayağımı seveyim) bu turnuvaların oyuna eklenip, eklenmediğini bilemiyorum, eklenmemişse yine yazık olmuş demektir. Eleme maçları gibi o turnuvaların da oynanması gerekir.

Norveç’le Oynamaktan Canın Çıkar

Milli takım maçlarıyla ilgili bir başka ilginç detaysa eleme gruplarında bazı ülkelerin sürekli rakip olmasıydı. Örneğin defalarca oynadığım elemelerin her seferinde torbadan Norveç çıktı, İspanya da onu izledi. Zamanında İngiltere ile oynamaya alışıktık da, bu Norveç örneği oyun için çok fazla oldu, bence oyunu üretenlerin bu rastgele eşleşme prensibini bir gözden geçirmeleri gerekiyor, bizim takımdan çok Norveç’in ilk onbirini ezberledim.

Yıllar Geçse De Üstünden Hala Eski Resimleri Kullanırım

Ah be güzel programcı ağabeylerim ikibinyirmilerde Philip Lamm mı kalır Bayern’de…

Kariyer modunda arada çıkan bilgi resimleri de ne yazık ki oyunun gerçekliğinden uzak kalıyor. Sezonlar ilerledikçe ve kadrolar yenilendikçe aralarda çıkan bilgi ekranlarında hala eski oyuncuların resimleriyle karşılaşıyoruz. Bu takımdan ve sezondan bağımsız devam ediyor. İkibinotuzlarda Ramos resmi görmek herhalde en güzel futbol nostaljisi ile açıklanabilir.

Oynamadığın Maçlarda Basarım Kırmızıyı Takım Arkadaşlarına 

Kariyer modunda sakatlık veya formsuzluk yüzünden oynamadığım maçlarda takvimden tarihi ileri almak yerine “Sim Match” seçeneğiyle maçların gidişatını seyrediyorum (Evet şimdi kaçık olduğuma emin oldunuz ama ne yapayım skorun sürekli değişmesi çok heyecanlı ve zevkli oluyor, insan gerçekten “Yandan seyretmek çok zormuş yahu…” moduna giriyor) ve maçlarda bizim takımdan oyuncuların kırmızı kart görme sıklığı beni şaşırtıyor (oysa oynadığım maçlarda bu durum söz konusu değil) Sadece bir takım olsa kadro agresif diyeceğim ama değişik takımlarda kırmızı kart durumu tekrarlanıyor. (Acaba benim oynadığım maçları eyyamcı hakemler mi yönetiyor)

“Yorgun Görünüyorsun” Yalanı ve Hocanın Uçuk İstekleri

Hocanın sizi maç kadrosuna almadığı zaman ekranda çıkan “Antremanda yorgun görünüyordun” yazısı bazen insanı çileden çıkartıyor, zira ben örnekle öncesindeki maçta da kadroya alınmamış oluyorum. En azından bu mesaj çeşitlendirilirse oyun daha keyifli hale gelebilir.

Oyunda ara ara çıkan ve hocanın oyuncuya verdiği görevleri gösteren ekranlarda ise “İki gol atmanı istiyorum” (3-2 yenilirsek ne olacak) gibi futbol mantığıyla uyuşmayan istekler bulunabiliyor. (Belki de hoca bu görev listelerini kafası iyiyken hazırlıyor bilemiyorum).

OYUN İÇİ DETAYLAR: 

Maç esnasında da gözüme çarpan ve beni rahatsız eden bazı detaylar belki de oyunun uzun yıllardır süren hataları ama bir düzeltilseler oyun iyice tadından yenilmeyecek.

Resimdeki Topu Bulunuz


Genca topu tut, koş Genca koş… Koşayım da top nerede be hocam?

Oyunda denk geldiğim bir hatayı uzun uzun anlatmak yerine filme almayı tercih ettim. Yukarıda gördüğünüz görüntüde herhangi bir video işleme durumu yok, görüntüde oyunun temel aracı futbol topu da yok. Oyun tercihlerinde “random” yani rastgele olarak bıraktığım futbol topu seçeneği bir süre sonra topsuz maçların oynanmasına sebep oldu. Bir maç olsa nadir hata diyeceğim ama iki maçta bir olunca moralim bozuldu ve çare aramaya başladım, topu “random” yerine herhangi bir model seçince sorun ortadan kalktı ama karda bile normal renkte topla oynama çilesini çeker oldum.

Bir Gün Düzelir Mi? Kalıp Gibi Hareket Eden Seyirciler, İsterik Hareket Yapan Futbolcular

Oyun içi görsel konulara göz atarsak, öncelikle bir türlü istenen seviyeye gelmeyen seyirci görseliyle başlamak gerekiyor kanımca. Grafik olarak zor bir konu olduğunun farkındayım ama saha içi bu kadar mükemmel iken tribünlerin hala piksel piksel coşması hoşuma gitmiyor. Mesela çok rastgele olsa da seyirciden birinin sahaya dalması, meşale vb. gibi olaylardan maçın durması, Meksika Dalgası gibi görüntülerin olması oyuna müthiş tadlar katabilir.

Bir de sahanın içine terin formaya karıştığı yeşil çimlere inelim. Öncelikle bir övgü yapayım özellikle zorlu saha şartları konusunu FIFA çok güzel çözdü, kardı buzdu yağmurdu fiziksel şartların zorluğu oyunu çok gerçekçi bir şekilde etkiliyor, mesela kenarlarda topun suyla hızlanması top peşinde nefessiz kalmanızı sağlıyor. Yine karda kayıp, düşmeler çarpışmalar çok keyifli sahneler oluşturuyor.

İşin oyuncu tarafına bakınca ise yine bazı iyileştirmelerle oyun daha güzelleşebilir. Artık şu gol sevinçlerinde diğer oyuncuların garip isterik hareketler yapmasına bir son verilemez mi? Orjinal gol sevinçleri eklenmesi güzel ama insanın gözü ister istemez diğer oyunculara da kayıyor ve onların golü atanın çevresinde deli gibi dönmeleri, filelerin içinde takılıp ileri geri hareket etmeleri, altıpasta garip hareketler yapmaları oyunun estetik zevkini düşürüyor.

Gol sevinci demişken bir de kupa sevinçlerine gelelim, bence oyunu üreten ekip burada resmen üşenmiş ve adeta basın eskisini gitsin demiş. Yine yukarıdan uçuşan kağıtlar yine yerde yatan üzgün rakip oyuncular, yine hep beraber tribün önünde yerde kayma mizanseni… En azından birkaç oyuncuya milli bayraklarını iliştireydiniz. Hep aynı kupa kazanma coşkusu ve seromonisi bu güzide oyuna yakışmıyor.

İlk kez FIFA13’te rastladığım ve beni rahatsız eden bir diğer sahne ise özellikle iki savunma oyuncusu arasında yapılan sayısız pas pozisyonu. Normal futbol gerçekliği ile hiç alakası olmayan bu durumda iki oyuncu karşı karşıya dokuz on pas yapıyorlar, oyunun akışı içinde çok gereksiz buluyorum. (Maçlarda çok tekrarlandığından bir süre sonra sıkıntı veriyor) Bir de zaman zaman iki ayrı takımın oyuncusunun aynı hareketi yapması (adeta tik gibi) gözden kaçmıyor (Örnekle maç sonunda aynı şekilde çıkmaları ya da maç içinde pozisyona aynı tepkiyi vermeleri enterasan, “control” “c”+ “control” “v” orada değildi ağabeyler)

Gelelim bir türlü bitmek bilmeyen devrelere… Belki de bu konuya subjektif yaklaşıyorum ama nedense zaman zaman devre oynadığım takım gol yiyene kadar bitmek bilmiyor. Tam tersine ben topu kapıp, takım arkadaşlarımla atağa geçtim oyunun bitiş düdüğünü duyuyoruz. Yine de bunu benim gibi kariyer modu aşıkları ile teyit edebilirim belki de zaman zaman aldığım kötü sonuçların etkisinde kalıyorum. (Yenilen pehlivana bahane bol)

Maçta sakatlanma durumu ise çok fazla tekrarlanan bir konu haline gelmiş (Özellikle kas çekmesi). Bu durumun rastgele olması kabul edilebilir bir detay ama neredeyse üç dört maçta bir oyun sonuna doğru atılan deparlardan sakatlanmak insanın canını sıkıyor. (Hele bir de kaleciyle karşı karşıya kalmak durumdundaysan…)

FIFA13 kariyer modunda şunu net olarak gördüm ki hoca seni ilk onbire almayınca, ilk onsekize de almıyor. Yani öyle oyuna sonradan gireyim nöbetçi golcü olayım gibi bir durum mümkün değil. Bu özelliğin mutlaka oyuna eklenmesi lazım. Özellikle uzun dönemli sakatlık sonrası son dakikalarda oyuna girmek standardı FIFA13’te mutlaka bulunmalı.

Son olarak yıllardır çözemediğimiz performans puanlama sisteminin altını çizerek toparlayayım. Maç içindeki aksiyonlara göre puan alıyor ya da kaybediyoruz, ancak bunu bir türlü çözmek mümkün olamıyor. Örnekle bir forvet futbolcusu olarak attığım nefis bir şut az farkla auta gidince puanım aynı kalıyor ya da eksi değer alıyor oysa kazma gibi burunla vurduğum şut kaleciden dönünce puanım artıyor. Puanlama konusunda kesinlikle bir standart olmalı diye düşünüyorum, bunun ise futbol gerçeklerine uyması gerekiyor.

Altını çizdiğim tüm bu notlar belki de fazla detay kalan konular ama zaten mevcut hali çok güzel olan oyunun daha iyi noktaya gelmesi için gerçek bir futbolseverden dostane tavsiyeler olarak nitelendirilmeli. Yenilense de yenilenmese de önümüzdeki sonbahar yine FIFA14 için gün sayıyor olacağız, futbolu da FIFA’yı da çok seviyoruz…

This entry was posted in Electronic Arts FIFA Serisi, Futbol, Oyun. Bookmark the permalink.

3 Responses to Enine Boyuna FIFA13 Kariyer Modu

  1. samet says:

    Ellerine sağlık. Güzel yazı. Hataların hepsine katılıyorum, umarım çözerler 14’te.

  2. Enolife says:

    sen süpersin ellerine sağlık gencaaa 😀

  3. Yunusemre says:

    Süpersin , harikasın , Müthiş yorumladın 😀

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s